• BIST
    109.537
  • Altın
    373,59
  • Dolar
    6,7637
  • Euro
    7,6699
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Veysi YILDIZ
Veysi YILDIZ Tüm Yazlıları
18 Mayıs 2020 Pazartesi 10:11
Cennet Sevmeyi Bilenlerindir

Sadi Şirazi "Cennet sevmeyi bilenlerindir." diyor. Bu söz, anlamlı ve bir o kadar da derin bir gerçekliği barındırıyor. Sevginin, sevgiyle bağlılığın olmadığı bir kulluk bile kısa süre sonra yorgunluk getirebilir. Ancak seven yorulmaz. Sevmeyen insan, aynı zamanda mutsuz insandır. Sevgi öyle bir duygu ki seveni de, sevileni de huzurlu kılma kudretine sahiptir.

“Sevmeye başladıktan sonra çevremdeki güzelliklerin farkına vardım; sevince daha hoşgörülü oldum; sevdikten sonra yaşamaya da başladım ve hayat benim için daha bir anlamlı gelmeye başladı.” diyen bir çok insanla karşılaştım bu güne kadar.

Sevilmenin ilk şartı sevmektir. Sevmeden, sevilmeyi beklemek gerçekçi bir beklenti olmaz. Terapilerde sıkça; "Hocam sadece sevilmek istiyorum, çok şey mi istiyorum" diyor çoğu kez danışanlar. Onlara cevaben “Sevilmeyi istemek en doğal hakkın.” diyorum. Sonra, “Peki kendinizle aranız nasıl? Yani kendinizi seviyor musunuz?” diye soruyorum. Aldığım cevap çoğu kez olumsuz oluyor. O zaman da kişinin kendisini sevmeden başkası tarafından sevilmesinin de zor olduğunu söylüyorum. Sevilmeye layık olduğuna önce, insanın kendisi inanmalı. 

Sevilmek, anlaşılmak, değer görmek bu hayatta sahip olacağımız en büyük zenginliktir diye düşünüyorum. Aynı zamanda sevmek, anlamaya çalışmak ve değer vermek de sevdiklerimize verebileceğimiz en güzel armağan olur. Bunların hepsi de bedava.

Kendini, doğayı, insanı ve Allah'ı sevmek insana güzel ahlak olarak yeter. Seven kişi, haddi aşmaz. Seven kişi, zalimleşmez. Seven kişi, adaletle hükmeder. 

Eşimizi, çocuğumuzu, ebeveynimizi, kardeşlerimizi, dostlarımızı beklentisiz sevmek, mevcut durum ne olursa olsun değerimizi düşürmediği gibi aksine bizi daha iyi bir insan yapar. Beklentisiz sevmeyi başarmak olgunluk işaretidir. Sevgimiz ölçüsünce insanız.

Sevmek varken  zulmetmek, sevmek dururken nefret etmek kişinin, kendi yaratılış gayesine ihaneti olur. İnsanlara sevinç taşımak dururken sevgisiz yaşamak kişiye bir şey kazandırmaz.
Sevilmek istiyoruz. Sevmeyi bilmeden sevildiğimizi anlayamayız. Sevmeyi bilmediğimiz için çoğu kez basit bir ilgiyi gerçek sevgi sanıyor, bazen de bizi gerçekten sevene şüpheyle yaklaşıp kendimizden uzaklaştırıyoruz. Her iki durumda da payımıza yalnızlık düşüyor. Oysa samimiyetle seven ve böylece sevmenin tadını alan kişi, daha kolay ve daha çabuk sevildiğini görecektir.

Hayatın kendisini ibadet olarak gören evrensel bir ibadet telakkimiz var. Salih amel işlemek, ilmi yaymak, iyilikte bulunmak, Allah’tan ümidi kesmemek, insanlara sevinç taşımak, sabretmek, güzel söz söylemek, tebessüm etmek, hatır almak bir ibadettir.

Sevginin ve merhametin temsilcileri olmalıyız. Bizi gören bizi gördüğü için sevinebilmeli. Bu insandan, bana zarar gelmez diyebilmeli. Yıkıcı değil yapıcı olmalıyız. Kalp kıran değil gönül yapan olmalıyız.
Kin ve nefret ruhun kanseridir. Ruhumuzu bu iki duyguyla yormayalım. Çağın hastalığı olan depresyona gönül yorgunluğu  diyoruz. Gönül yorgunluğuna en iyi gelen şey sevgi, merhamet ve muhabbettir. 

Karşılık beklemeden sevmek sevginin en güzelidir. Çocuğumuzu, ilerde bize baksın diye sevmeyiz. Eşimizi, bize güzel yemek yapsın diye sevmeyiz. Dostlarımızı, dara düşünce bize yardım etsin diye sevmeyiz. Onları, sadece Allah rızası için severiz. Allah sevmeyi sevendir. O'nun bir isminin de el-Vedûd olması bu hakikati gösterir. Şerefli elçisi Hz.Muhammed’in (as) diliyle şöyle buyurmuştur: “Sırf benim için birbirini seven, benim rızam için toplanan, benim rızam uğrunda birbirini ziyaret eden ve sadece benim rızam için sadaka verip iyilik edenler, benim sevgimi hak ederler.”

Ölçülü ve İslami bir şuurla sevmeliyiz. Sevdiklerimiz bizden incinmemeli. Hem kendimize karşı hem de sevdiklerimize karşı adil olmalıyız. Dengeli bir sevgi bize güç verirken, abartılı bir sevgi hayat enerjimizi tüketir.

Velhasıl sevmek de sevilmeyi istemek de yaratılışımıza uygun biricik duygulardır. Bir mümin olarak öncelikli amacımız, zaten bizleri sevmeye hazır olan Rabbimizin sevgisini ve rızasını kazanmak ve korumaktır. O bizleri sevince yerde de gökte de mümin kullarına sevdirecek amellerin yollarını bizlere kolaylaştıracaktır. Bize düşen ise ihlasla bu yollardan geçmektir sadece.

YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası