• BIST
    89.403
  • Altın
    343,04
  • Dolar
    6,6002
  • Euro
    7,2602
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Umeyr Azad
17 Nisan 2018 Salı 14:53
Futbolun Tarihçesi

Günümüz dünyasının en popüler kavramı olan futbol, kitleleri peşinden koşturan en önemli spor dalıdır. Yaş, cinsiyet, ırk ve din gibi kavramlara bakılmaksızın 7 den 70’e herkesin sevdiği bu oyunun geçmişi de, bir o kadar eskiye dayanmaktadır.

Futbolun tam olarak nerede ve ne zaman ortaya çıktığı belirlenememiş durumdadır. Fakat arkeolojik bulgulardan elde edilen bilgiler ışığında, kla topa vurma oyunlarının tarihin köklü medeniyetlerinden birisi olan Sümerlere kadar uzandığı ortaya çıkmıştır. Yine bu bulgular ışığında, MÖ 2500’lü yıllarda Çin’de askerlerin bu oyunu kullandığı anlaşılmıştır. Çin’de askerler toprağa iki direk dikip topu bu direkler arasından geçirmeye uğraşmaktaydılar. Tabi askerler bu oyunu idman amacıyla kullanmıştır. Aynı zamanda eski Türklerin futbola çok benzer bir oyun olan tepük adlı oyunu oynadıkları Divan-ı Lügat’it Türk, Baybars Tarihi ve Hıtay-ı Name gibi oldukça ünlü ve tarihe ışık tutan eserlerde belirtilmiştir.

Futbolun Eski Mısır Medeniyetinde de oynandığı ortaya çıkmıştır. Bu medeniyete ait duvar resimlerinde yer alan top oynayan insan figürleri, bunun en açık göstergesi konumunda bulunur. Yunanlı ünlü şair Homeros’un oldukça ünlü bilinen “Odissea” adlı eserinde de top oynayan insanlardan bahsedilmiştir. MÖ 100 yıllarında Yunanlılar bu oyunu 15 er kişilik gruplar halinde ve belirli kurallar göre “Episkyres” adında oynamışlardır.
 
Bu tarihte oynanan futbola benzer oyunlar, ilkel biçimde oynanmıştır. Günümüzde oynanmakta olan modern futbolun temelini oluşturan ve Romalı askerler tarafından oynanan Harpastum adlı oyun ise, Episkyresten esinlenerek oynan bir oyundur. Modern futbolun temeli kabul edilen Harpastum’da amaç, topu kaparak el veya ayak vuruşlarıyla topu rakip alana göndermektir. Bu oyun savaş taktikleri kazanmak için oynanmıştır. Oyun, günümüzdeki saha diziliş anlayışını kendisinde barındırmıştır. Çünkü oyunda ileride hücum hattı, ortada destek birliği ve en geride de muhafızlar görev yapmıştır.
Eski tarihlerde birçok bölgede ve değişik şekillerde oynanan futbol, her nerede ve nasıl oynandıysa oynansın 12.yy da İngiltere’de modern anlamda oynanmaya başlanmış ve oldukça da sevilmiştir. Bu yıllarda sevilme o kadar ileri gitmiş ki, futbolun rekabeti kamu düzenini bozmaya başlayınca kral tarafından bütün ülkede futbolun oynanması yasaklanmıştır. Bu durum futbolun kötülenmesine yol açsa da İngilizlerin bu oyuna olan sevgisi ortadan kalkmamıştır. Daha sonra İngiliz soyluların İtalya’da oynanan ve tepmek, tekmelemek anlamına gelen Giyoca Del Calcio’yu ülkede yaymak istemeleri futbola olan ilgiyi daha da artırmıştır. İtalya’da oynanan bu oyun da günümüz futboluna çok benzemektedir.

Ülkede yasaklanma getirilen futbol, İngiltere’de 1583 yılında tekrar oynanmaya başlanmış ve bu sefer oyuna basit kurallar eklenmiştir. Sertlik önleyici kurallar ve hakem seçimi bu kuralların en temelleridir. Faul sistemi, o zaman futbola getirilmeye başlanmıştır. Bu kurallar 1862 yılında çok daha genişletilmiş ve takımların 11 kişi ile sahaya çıkacağı, ofsayt kuralı ve elle oynamanın yasaklanması yeni kurallar arasına girmiştir. 1857’de ise, ilk futbol kulübü kurulmuş ve bu kulüp “Sheffield Club” adında faaliyetlere başlamıştır. 1963 tarihinde ise İngiliz Futbol Birliği kurulmuş ve modern futbolun meyveleri atılmıştır. FA, futbolda kurulan dünyanın ilk milli federasyonu olma özelliğini taşımaktadır.
 
Getirilen Yenilikler
*1871 yılında kalecinin topu elle tutması kuralı getirilmiştir.
*1873 yılında korner atışları kullanılmaya başlanmıştır.
*1875 yılında topa kafa ile vurma serbestliği getirilmiştir.
*1888 yılında İngiliz Profesyonel Futbol Ligi başlamıştır.

Futbolun artık profesyonel bir lige kavuşması, bu oyunun Avrupa’ya hızla yayılmasına yol açmıştır. Futbolda Uluslar arası anlamda oynanan müsabakaların artışı, 1904 yılında FİFA’nın kurulmasıyla neden olmuştur. Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği (FIFA) 21 Mayıs 1904 yılında Fransa Paris'te Fransa, Belçika, Hollanda, İsveç, İsviçre, Danimarka ve İspanya Futbol Federasyonlarının katılımı ile kurulmuş ve diğer avrupa ülkelerinin katılımı bundan sonraki tarihlerde olmuştur Dünyada oldukça sevilen Dünya Kupası, ilk olarak FİFA tarafından Uruguay’da 1930 tarihinde uygulanmıştır. ve ilk dünya kupasını Uruguay kendi evinde kalmasını sağlamıştır
Kitleleri peşinden koşturma özelliği olan futbol, dünyada oldukça fazla sevilmekte ve oynanmakta. Ortaya çıkış tarihi ve yeri tam olarak bilinmese de, bulgular bizi MÖ’ye götürmekte ve profesyonel anlamda da İngiltere’ye çıkarmaktadır.


 Futbol oyunu ingiliz askerler, gemiciler ve ticaret yapanlar vasıtasıyla Hindistan, Güney Afrika, Avrupa ve Güney Amerika' ya götürülmüştür.
.

TÜRKİYEDE FUTBOLUN DOĞUŞU

Ülkemizde futbolun ilk olarak 19. yüzyılın son çeyreğinde oynanmaya başladığı bilinmektedir. Osmanlı döneminde Selanik'te yakılan ilk ateş, zamanla Bornova çayırlarına kadar yayılmıştır.
İzmir'de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafından Football Club Smyrna kurulmuş ve adı "Football Club Smyrna" olmuştur. İstanbul'da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda'da olmuştur
 
1897 yılında İzmir'den gelen karmanın İstanbul karmasıyla karşılaşması, Türk topraklarındaki ilk futbol maçı olarak tarihe not düşülmüştür.
İlk Türk futbol takımı ise Fuad Hüsnü Bey ile Reşat Danyal Bey tarafından devrin hafiyelerinden kaçabilmek adına İngilizce isimle kurulan 'Black Stocking' olmuştur.
Bu takımın Rumlarla Papazın çayırında 1901'de oynadığı maç ise bir Türk takımının ilk futbol maçı olarak kayıtlara geçmiştir
İngilizlerin ve Rumların ortaklaşa kurduğu Kadıköy Futbol Kulübü bu anlamda İstanbul'un ilk kulübüdür. Fakat çıkan anlaşmazlıklar neticesinde İngilizler Moda Futbol Kulübü'nü kurmuş, ardından Kadıköylü Rumlar, Elpis ve Imogene kulüplerini kurarak İngilizleri takip etmiştir.
Bunun ardından aynı takımların katılımıyla 1903 yılında İstanbul Futbol Ligi kurulmuştur.
1905'te Mekteb-i Sultani'nin 10. sınıf öğrencileri, arkadaşları Ali Sami Yen'in önderliğinde Galatasaray'ı kurmuştur. Galatasaray, 1905-1906 sezonunda İstanbul Ligi'ne katılmış, 1907-1908'de ise kazandığı ilk şampiyonlukla Türk futbol tarihi için bambaşka bir başlangıcı müjdelemiştir.
Ardından Fenerbahçe ve Beşiktaş onları takip edince Türk futbolu yeni bir boyuta doğru ilerlemeye başlamıştır.

Türkiye'de futbolun tam olarak yeşermeye başladığı periyot 1908-1923 yılları arasıdır.   Ardından gelen dönemde Milli Takım'ı 1924 Paris Olimpiyatlar'na hazırlaması için İskoçya?dan Billy Hunter getirtilmiştir. Hunter, Türk futbolculara çağdaş futbolu tanıtan ve sistemli bir şekilde çalıştıran ilk teknik adam olmuştur.

1952'de profesyonelliğin kabulü, 1954'te Milli Takım'ın İsviçre'de düzenlenen Dünya Kupası'na ilk kez katılması, yine bu dönemde bazı Türk oyuncuların yurtdışında top koşturması önemli gelişmelerdir.
Türk Milli Takımı aslında 1950 yılında, tarihinde ilk defa Dünya Kupası finallerinde mücadele etme hakkını kazanır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, tam 12 yıl sonra Dünya Kupası'nın yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Finaller, savaştan yeni çıkan Avrupa'da değil, sırası gelen Amerika kıtasında oynanacaktır. FIFA, bu konuda fazla düşünmez ve Dünya Kupası finallerini düzenlemek için can atan Brezilya'da karar kılar. Ancak bu karar Türkiye için ciddi bir darbe olmuştur. Çünkü elemelerde Suriye'yi 7-0 gibi ezici bir üstünlükle mağlup eden Milli Takımımız, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle dünyanın öbür ucundaki Brezilya'ya gidemeyecektir.
1954 Dünya Kupası finalleri İsviçre'de oynanacaktır. Milli Takımımız elemelerde İspanya ile eşleşir. 
 
Milli Takımımız, Madrid'de oynanan ilk maçı 4-1 kaybettiğinde hiç kimse şaşırmaz zaten. Ama bu işin bir de İstanbul'u vardır. Ay-yıldızlı on birimiz, rövanş maçını 1-0 kazanır.
O dönemlerde averaj kuralı uygulanmamaktadır. İsviçre'deki finallere gidecek takımı belirlemek için tarafsız sahada üçüncü bir maçın daha oynanması gerekmektedir. Tarafsız saha ise İtalya'nın başkenti Roma'dır. 90 dakikanın sonunda skor tabelasına 2-2'lik sonuç asılmıştır. Dönemin statüsünde uzatmalar ya da penaltılar yoktur. İsviçre biletini alacak takımı kura atışı belirleyecektir. Atışı yapacak kişi ise maç sırasında top toplayıcı olarak görev yapan bir İtalyan çocuğudur. Maçtan önce Türk futbol tarihine geçeceğinden habersiz olan Franco isimli çocuk, hakemin ve kaptanların yanına gelir. Kaptanımız Turgay Şeren "Yazı" demiştir.
Franco'nun parayı havaya fırlatmasıyla küçük metal parçasının yere düşmesi arasında geçen süre sanki bir asır gibidir.
Meraklı gözler paranın üzerine eğildiğinde, yazı bölümünün Milli Takımımıza İsviçre yolunu işaret ettiğini görür. Türkiye, tarihinde ilk defa Dünya Kupası finallerindedir.
1950'lerden 1960'lara uzanan sürecin kilometre taşları, İstanbul, Ankara ve İzmir'de profesyonel futbol liglerinin kurulması, diğer şehirlerde futbol kulüplerinin hızla çoğalması, Avrupa kupalarında Galatasaray, Göztepe ve Fenerbahçe'nin elde ettiği başarılı sonuçlar, ayrıca bazı kulüplerde oynamaya başlayan yabancı futbolcular olmuştur. 1962 yılında UEFA, Türkiye'nin tam üye olduğunu duyurur.

1992-1994-2005 YILLARINDA,TÜRKİYE A GENÇ MİLLİ TAKIM AVRUPA ŞAMPİYONU OLMUŞTUR.
1996'DA A MİLLİ TAKIM İLK KEZ AVRUPA ŞAMPİYONASINA KATILMA HAKKI KAZANIR. ANTRENÖR FATİH TERİMDİR.
KULUPLER DÜZEYİNDE EN BÜYÜK BAŞARIYI;17 MAYIS 2000'NDE GALATASARAY UEFA KUPASINI VE 28 AĞUSTOS 2000 DE AVRUPA SÜPER KUPAYI KAZANARAK ELDE ETMİŞTİR.
2000 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASINDA  A MİLLİ TAKIMIMIZ İLK KEZ ÇEYREK FİNAL OYNAMIŞTIR.
2002 KORE ve JAPONYA'DA ORTAK DÜZENLENEN DÜNYA KUPASINDA TÜRKİYE DÜNYA 3.SÜ OLMUŞTUR.ANTRENÖR ŞENOL GÜNEŞ'TİR.
2008 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASINDA TÜRKİYE AVRUPA 3.SÜ OLMUŞTUR.

 

 

Etiketler :
FutbolunTarihçesi
YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası