• BIST
    109.537
  • Altın
    373,62
  • Dolar
    6,7655
  • Euro
    7,6646
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Hayatı Gereksiz Kaygılara Kurban Etmek
Kaygı ve korku yerinde zamanında ve dozunda yaşandığında kişiye yarar sağlayan güçlü duygulardır. Hafif bir kaygı motive edici bir yönü varken, gereğinden fazla kaygı kişiyi yorar, yıpratır en nihayetinde kişiyi hasta bile eder.
25 Aralık 2019 / 12:40

Sitemiz yazarlarından Veysi YILDIZ'ın gereksiz korku ve kaygılarımızın hayatımızı esi almaması gerektiğine dair yazısı şöyle: 

Korkularımız, çoğu kez kişiliğimizi ele verir. Öyle ki, neyden korkuyorsak her kesin aynı korkuyu yaşadığını düşünürüz. 

Ölüm korkusu, geçim korkusu, hastalanırsam korkusu, başarmazsam korkusu…

Hepimiz, ortalama yaşam süresinin 60-70 yıl olduğu kısa  bir hayatı yaşıyoruz. Bu kısa hayatta  olabildiğince huzurlu, olabildiğince sakin ve olabildiğince dengeli bir hayat yaşamamız mümkün iken, bu kısa ömrü, korkularımıza kurban ediyoruz.

"Okulu bitirecek miyim?", "Sınavı kazanacak mıyım?", "Atanacak mıyım?", "Zengin olacak mıyım?", "Evlenecek miyim?", "Çocuğum olacak mı, olacaksa sağlıklı olacak mı?" gibi düşüncelerle içinde olduğu anı yaşamadan ömür tüketiyoruz.

Kişisel kaygılarımızla daha baş edemezken, ebeveyn olarak, çocuklarımız için de kaygılanmaya devam ediyoruz. Hal böyle olunca, nerdeyse  her şeyi çocuklarımızın yerine düşünmeye başlıyoruz. 

"Dışarıdayken başına bir şey gelir mi?", "Büyüdüğünde düzenli bir işi olacak mı?", "İyi bir evlilik yapacak mı?", "Bize bakar mı?" gibi kaygılarla hayatımızı yaşanmaz hale getirmeye devam ediyoruz.

Kaygı ve  korku yerinde zamanında ve dozunda yaşandığında kişiye yarar sağlayan güçlü duygulardır. Hafif bir kaygı motive edici bir yönü varken, gereğinden fazla kaygı kişiyi yorar, yıpratır en nihayetinde kişiyi hasta bile eder. 

Korkularımızın bizi esir almasına izin vermeyelim. Bu hayatta hiç bir zaman tamamıyla kontrol bizde olmayacak. Bu gerçeği kabullenmeden huzur bulamayız. Her şeyi doğru yapsak bile işler, bizim istediğimiz gibi gitmeyebilir.

Çok iyi bir ebeveynlik yapmamıza rağmen çocuklarımız okulda başarısız olabilir. Ciddi bir sağlık sorunumuz yokken aniden ölebilir, suçsuzken işimizi kaybedebiliriz. Bu olasılıkları artırabiliriz.

Ticarette çok iyi olmamıza rağmen ülke ekonomisine bağlı olarak iflas da edebilir, Trafikte, trafik kurallarına harfiyen uysak bile, olası bir kazayı önleyemeyebiliriz. 

Bize düşen sorumluluklarımızı yerine getirdikten sonra sonucunu beklemektir. Sadece bu kadarını yapabiliriz.

Korku ve kaygılarımızla yüzleşmeliyiz. Korkularımızı yok sayalım demiyorum ama korkularımızın, hayat kalitemizi düşürmesine izin vermemek mümkün.

Bir kere öleceğiz diye, her gün ölüm korkusunu yaşamak da, mantıklı değil. 

Bu günü, dünün keşkelerine ve yarının acabalarına kurban etmeyelim. Sorumluluklarımızı bilelim. Üstümüze düşen sorumlulukları azami derece yerine getirelim. Bundan sonrası tevekkül olmalı.

“Tevekkül, bütün dünya bir araya gelip engellemeye çalışsa bile Allah'ın senin için takdir ettiği şeyin sana ulaşacağına;

bütün dünya bir araya gelip sana yardıma çalışsa bile Allah'ın senin için takdir etmediği bir şeyin sana ulaşmayacağına inanmandır.” diyor İmam Gazalî.

Gücümüz, bilgimiz ve sınırlarımız bize sınırsız imkanlar sunmuyor. Aciz ve muhtacız ve ancak yardımlaşarak varlığımızı sürdürebiliyoruz.

"istersen yapabilirsin", "daha fazlasını dene" "insanın yapamayacağı bir şey yok" gibi kuru sloganları bırakmak gerek. Her insanın bir yeteneği, kapasitesi, ilgi alanı ve bir iç motivasyonu var. Sınırlarını bil! Altı üstü insanız. Sınırsız bir gücümüz yok. Bundan dolayı, sınırsız bir kontrol gücümüz de yok.

Biraz nefes almaya, biraz yavaşlamaya ihtiyacımız var. Farkında mıyız bilmiyorum ama bu dünyadan sadece bir kere geçeceğiz. Bunu da herşeyi kontrol etmeye çalışarak heba etmeyelim. 

YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Fikir - Yorum Kategorideki Diğer Haberler
Cennet Sevmeyi Bilenlerindir
Ölçülü ve İslami bir şuurla sevmeliyiz. Sevdiklerimiz bizden incinmemeli. Hem kendimize karşı hem de sevdiklerimize karşı adil olmalıyız.
Virüsten Heybemize Düşenler
Sitemiz yazarlarından Adnan Acar'ın gündeme ilişkin yazısını siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz.
Psikolog Veysi Yıldız Yazdı; Virüs Ve Kaygı
Tüm dünya gözle görülmeyen bir virüsle baş etmeye çalışıyor. Bu virüs kibirlenen, narsistleşen, doğaya hükmettiğini düşünen insanın acziyetini ortaya çıkarıyordu. İnsan gerçekten de aciz ve güçsüz.
Koronalı Günler
Şunu bilmeliyiz ki; çağımızın gerçekleri bunlar. Gözümüzü kapatıp açmakla gitmeyen gerçekler.
Orhan Topdemir'in Kaleminden; Veba
Albert Camus’un veba salgınını ele aldığı bu yapıtta elbette ders çıkaracağımız çok şey var. Şuan dünyada küresel bir salgın olan Corona(covid-19) virüsü bütün insanlık için bir tehdit oluşturmuş durumda
Hakikati Komplo Teorileriyle Örtemeyiz
Evet, Bilimin de Dünyanın da aciz kalışını bir türlü kabullenememek tam anlamıyla bir ilahlık yakıştırmasıdır.
''Yarıncılar Helak Oldu''
Tamam, tamam bu sefer yarın yapacağımdan belli aslında yapmayacağı. Niye mi? Yarın diyor da ondan. Bugün yapabilse yapmadığı şeyi, belki kurtaracak kendini. Ama bugününün farkında olmayan kendisi, yarın da çok bir şey yapamayacaktır.
Kıssalarda Hikmeti Aramak
Sitemiz yazarlarından Ergün Aslan'ın "Kıssalarda Hikmeti Aramak" Adlı yazısı şöyle:
Koronavirüs İle İmtihanımız
İnsan uzaya gitti, güçlü aşılar buldu, dünyayı defalarca yok edecek kimyasal silahlar buldu, tıp çok ilerledi ve artık birçok hastalığın tedavisi var ama müstağnileşen insan, küçük bir virüs karşısında aciz kaldığını görmek ibret verici.
Veysi Yıldız'ın Kaleminden; Din Yerinde, Biz Neredeyiz ?
Dünya hayatı geçici bir hayat. Kısa bir süre geçip gideceğiz. Allah bizle yada bize rağmen nurunu tamamlayacaktır. Bu dine bir şey katamayız ama bu dinden alacağımız bir çok güzellik var. Allah'ın boyasıyla boyanmaya bakalım. Bizi kurtuluşa götürecek güz
Mes’uliyet Atakan’da Değil
Süleyman Seyfi Öğün, son günlerde çokça kitap okumasıyla gündeme gelen bir çocuğun, ihmal ve kifayetsizlik sonucu sosyal medyanın eline düşmesinin sonuçlarını değerlendiriyor.
Bir Başka Açıdan Dünyevileşme
Dünyevileşebileceği tehlikesini unutan kimse, dünyevileşmeye aday olmuştur. Lakin bir tehlikenin farkında olan insanlar, o tehlikenin doğurabileceği zararlardan korunmanın yollarını ararlar. Ama eğer tehlikenin farkında değilse insan, o zaman olan olur.
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası