• BIST
    109.537
  • Altın
    373,68
  • Dolar
    6,7588
  • Euro
    7,6720
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Kadın Cinayetleri Üzerine
Soytarılıkta sınır tanımayıp dine karşı olan ve her musibetten dine olumsuz anlamda pay çıkaranlar ne yazık ki toplumumuzun kanayan yarası ve tedaviye aç kesimi.
27 Ağustos 2019 / 10:26

Sitemiz yazarlarından Adnan Acar'ın yazısını ilginize sunuyoruz.

Gün geçmiyor ki ülkemizde ve dünyada kadın cinayetleri olmasın. Canice öldürülen vahşice katledilen kadınlar yaşamlarını kaybediyorlar. Arkalarında ufak da olsa bir yardım çığlığı bırakarak..

Polis Akademisi Başkanlığı'nca hazırlanan "Dünya ve Türkiye'de Kadın Cinayetleri 2016-2017-2018 Verileri ve Analizler" raporu yayınlandı. 

Rapora göre, Türkiye'de son 3 yılda 932 kadın cinayete kurban gitti. En çok cinayet İstanbul, Ankara ve İzmir'de işlenirken, faillerin ve maktullerin yüzde 46'sının ilkokul mezunu olduğu belirlendi.

Kadın cinayetlerinin yarısından fazlası ateşli silahlarla gerçekleşti. Bu silahların yüzde 83'ünün ruhsatsız olduğu belirlendi. Bu rakamı yüzde 31,9 ile kesici ve delici aletler takip etti.

Kadın cinayetlerinin 72,8'i konut ve metruk binalarda, yüzde 15'i ise sokak ortasında işlendi.

HER YAŞTA KADIN HEDEF OLDU

Cinayete kurban giden kadınların yaş ortalamaları ise her yaşta kadının hedef alındığını ortaya koydu.

Rapordaki verilere göre, cinayete kurban giden her dört kadından biri 26-35 yaş aralığındayken, son 3 yıldaki cinayetlerde en yaşlı kurban 88, en genci ise henüz bir yaşına bile basmamış bir bebek oldu.

Tablodan anlaşılacağı üzere cinayetin yaşı, yeri ve zamanı yoktur. Elbette ki cinayeti işleyenin eğitim durumu önemli bir ölçüttür. Lakin gözü dönmüş bir kimsenin okuduğu okullar ve kitapların hiçbir önemi yoktur. 

Kimdi, neden öldürüldü, arkasında ne bıraktı.. Bunlar hep unutulacak. Gündem yine gereksiz şeylerle dolacak. Ta ki bir sonraki kadın cinayeti vüku bulana kadar. Yine bağırışlar, çağırışlar, kağıt üzerinde yaptırımlar.. Gazetelerde büyük puntolu manşetler.. Televizyonlarda günboyu son dakika haberi.. Yaşamı elimden alınan zavallı kadından geriye kalanlar.. Ettiği iki söz.. Son nefesini verirken tuttuğu el.. Belki çocuğu belki başkası. Belki de onu hayata bağlayan bir neden..

İnsanlar kopyalayıp yapıştırdığı resimler veya sözlerle ile tepkilerini sosyal medya hesapları üzerinden gösterecek ve 24 saat sonra kaybolacaktır hırçın öfkeleri, boğucu nefretleri..

Mustafa İslamoğlu şöyle tabir ediyor: "Kadın üretimin öznesi iken tüketimin nesnesi haline getirildi." Bizler bu anlamlı sözden neler çıkarmalıyız? 

Kadınlar birer özne birer şahsiyet bağlamından koparılarak kapitalizmin, tüketim çılgınlığının oyuncağı haline getirildiler. Zihinsel yapıları deforme edilerek bedenleri üzerinden para ve güç kazanılmaya başlandı. 3-4 katlı alışveriş merkezlerinin neredeyse her yerinde afişe edilerek topluma birer meze olarak sunuldu. Reklamlarda; arabalar, villalar kadınlar eşliğinde sunuldu. Gizliden bilinçaltına gönderilen bir mesaj vardı. "Bakın araba reklamı yapıyoruz ama kadının güzelliğine de dikkat edin ki araba ihtiyacınız olmasa da alın. Şuurunuzu bir yana bırakın, tamamen ilkel dürtülerle hareket edin." 

Bu yüzden kadın değersizleştirildi ve vahşi erkeklerin cinayetlerine kurban gitti. Paylarına değersizlik düştü. Heybelerine vahşet ve ölüm kondu. 

Şunu da konuşmadan etmek yanlış olur. Kimi çevreler bu cinayetlerden dinimizi sorumlu tutuyor. Hayatlarında dini okumamış anlamamış kimselerin bu söylemleri büyük ironi. Soytarılıkta sınır tanımayıp dine karşı  olan ve her musibetten dine olumsuz anlamda pay çıkaranlar ne yazık ki toplumumuzun kanayan yarası ve tedaviye aç kesimi. Alkolün kumarın mümessiri olan bu kişilerin kadına ve tüm canlılara vereceği zarar apaçık ortada. Oyuncak değiştirir gibi eş değiştirip kadını itibarsızlaştırdıktan sonra çıkıp dine hakeret etmek zavallılığın göstergesi. Kadını metalaştırmak ve sonrasında kadını sözde savunmak ahmaklık değil de nedir? 

Yorumu sizlerin vicdanına bırakıyorum.

YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Fikir - Yorum Kategorideki Diğer Haberler
Cennet Sevmeyi Bilenlerindir
Ölçülü ve İslami bir şuurla sevmeliyiz. Sevdiklerimiz bizden incinmemeli. Hem kendimize karşı hem de sevdiklerimize karşı adil olmalıyız.
Virüsten Heybemize Düşenler
Sitemiz yazarlarından Adnan Acar'ın gündeme ilişkin yazısını siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz.
Psikolog Veysi Yıldız Yazdı; Virüs Ve Kaygı
Tüm dünya gözle görülmeyen bir virüsle baş etmeye çalışıyor. Bu virüs kibirlenen, narsistleşen, doğaya hükmettiğini düşünen insanın acziyetini ortaya çıkarıyordu. İnsan gerçekten de aciz ve güçsüz.
Koronalı Günler
Şunu bilmeliyiz ki; çağımızın gerçekleri bunlar. Gözümüzü kapatıp açmakla gitmeyen gerçekler.
Orhan Topdemir'in Kaleminden; Veba
Albert Camus’un veba salgınını ele aldığı bu yapıtta elbette ders çıkaracağımız çok şey var. Şuan dünyada küresel bir salgın olan Corona(covid-19) virüsü bütün insanlık için bir tehdit oluşturmuş durumda
Hakikati Komplo Teorileriyle Örtemeyiz
Evet, Bilimin de Dünyanın da aciz kalışını bir türlü kabullenememek tam anlamıyla bir ilahlık yakıştırmasıdır.
''Yarıncılar Helak Oldu''
Tamam, tamam bu sefer yarın yapacağımdan belli aslında yapmayacağı. Niye mi? Yarın diyor da ondan. Bugün yapabilse yapmadığı şeyi, belki kurtaracak kendini. Ama bugününün farkında olmayan kendisi, yarın da çok bir şey yapamayacaktır.
Kıssalarda Hikmeti Aramak
Sitemiz yazarlarından Ergün Aslan'ın "Kıssalarda Hikmeti Aramak" Adlı yazısı şöyle:
Koronavirüs İle İmtihanımız
İnsan uzaya gitti, güçlü aşılar buldu, dünyayı defalarca yok edecek kimyasal silahlar buldu, tıp çok ilerledi ve artık birçok hastalığın tedavisi var ama müstağnileşen insan, küçük bir virüs karşısında aciz kaldığını görmek ibret verici.
Veysi Yıldız'ın Kaleminden; Din Yerinde, Biz Neredeyiz ?
Dünya hayatı geçici bir hayat. Kısa bir süre geçip gideceğiz. Allah bizle yada bize rağmen nurunu tamamlayacaktır. Bu dine bir şey katamayız ama bu dinden alacağımız bir çok güzellik var. Allah'ın boyasıyla boyanmaya bakalım. Bizi kurtuluşa götürecek güz
Mes’uliyet Atakan’da Değil
Süleyman Seyfi Öğün, son günlerde çokça kitap okumasıyla gündeme gelen bir çocuğun, ihmal ve kifayetsizlik sonucu sosyal medyanın eline düşmesinin sonuçlarını değerlendiriyor.
Bir Başka Açıdan Dünyevileşme
Dünyevileşebileceği tehlikesini unutan kimse, dünyevileşmeye aday olmuştur. Lakin bir tehlikenin farkında olan insanlar, o tehlikenin doğurabileceği zararlardan korunmanın yollarını ararlar. Ama eğer tehlikenin farkında değilse insan, o zaman olan olur.
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası