• BIST
    109.537
  • Altın
    373,49
  • Dolar
    6,7677
  • Euro
    7,6627
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Mecburiyet Putu; Muhlis Kılıç Yazdı
Bahanelerin kabul edilmeyeceği bir güne, bahanelerin arkasına sığınarak hazırlanmak akıl karı değildir.
02 Aralık 2019 / 07:56

Sitemiz yazarlarından Muhlis KILIÇ'ın yazısını ilginize sunuyoruz.

İnsanoğlu, tarih boyunca bir çok güce sığınmış, onlara çok büyük anlamlar yüklemiştir. Ve yeri geldiğinde hayatını onların istediği bir şekilde idame ettirmeye çalışmıştır. İnsanoğlunun sığındığı bu güçler, kimi zaman bir taş olmuş, bazen çok üstün niteliklere sahip olduklarını söyledikleri yaratıklar olmuş ve kimi zamanda bazı hayvanlara çok fazla anlam yükleyip onları kendilerine tanrı edinmişlerdir. Bugün de kimse adına ilah demese de bir çok şeye aslında ilah muamelesi yapılıyor. Kimi zaman para oluyor bu ilah. Kimi zaman kadın oluyor ve bazen çocuklara bile bu dereceye varacak şekilde anlam yüklenebiliyor. İnsanın nefsini de ilahlaştırabileceği Kur’an’da zikrediliyor. Nefis derken insanların düşüncelerinin bu kategoride değerlendirilebileceğini söyleyebiliriz.

İnsanoğlu bugün kendi eliyle putlar icat ediyor. Bugünün putlarından biridir, mecburiyet putu. Öyle ki, bugünün insanı, her ne yapıyorsa mecburiyetten yapıyor ya da mecburiyetten yaptığını söylüyor. Mecburiyet, adeta bir kalkan olarak kullanılıyor. İnsanlar, yaptıkları yanlışları bu kalkan ile örtmeye çalışıyorlar. 

Neden böyle yapıyorsun sorusuna,

‘’Ne yapalım kardeşim, böyle yapmaya mecburuz.’’ 

‘’Sistem böyle.’’

‘’Bu işler, böyle yürüyor.’’

‘’Biz yapmasak da başkaları yapacak.’’

‘’Böyle yapmazsan, bu piyasada tutunamazsın.’’

Tarzında cevaplarla karşılaşıyoruz. Eminim sizin de etrafınızda böyle insanların sayısı az değildir. 
Aslında bu durum, eğer becerebilirse –ki hiç bir zaman beceremeyecektir- insanın kendi kendini kandırmaya çalışması durumudur. Mecburiyet putuna sığınanlar, aslında akıllarını devre dışı bırakarak kendilerine zülmediyorlar. Bu durumda olan insanlar, yanlış olduğuna kanaat getirdikleri halde, bazı şeyleri yapmaya devam ediyorlar. Hal böyle olunca bu insanlar, doğrudan ve doğru insanlardan uzaklaşıyorlar. Doğruluktan uzaklaşan bu insanlar, ilkesizlik tehlikesi ile karşı karşıya kalıyorlar. Ya da fayda, bu insanların tek ilkesi haline geliyor. Bugünün insanı, bir şeyin yapılıp yapılmayacağına, o işin kendisine fayda getirip getirmeyeceğine bakarak karar veriyor. Oysa yapılması gereken şey her zaman menfaatimize olan şeyi yapmak değil, doğru olan şeyi yapmak olmalıdır. Bizim menfaatimize olan şeylerin hepsinin doğru ve yapılabilir şeyler olduğu gibi bir düşünceye sahip olmak, insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biridir.

‘’Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.’’ ayetinin, kendisinin saçlarını ağarttığını söyleyen bir peygamberin ümmeti olarak bizler, bugün doğruluktan epeyce uzaklardayız.

Doğruluktan uzak durmamıza bir takım mecburiyetlerin sebep olduğunu söylemenin, din gününde geçerli bir mazaret olmayacağını bilmemiz gerekiyor. O gün bahanelerin kabul edilmeyeceği bir gündür. Bahanelerin kabul edilmeyeceği bir güne, bahanelerin arkasına sığınarak hazırlanmak akıl karı değildir.

Şimdi nelerin mecburiyetten yapıldığına birkaç örnek verelim.

Bugünün insanı, yalan konuşuyorsa da mecburiyetten, bir şeyleri çalıyorsa da mecburiyetten yapıyor.

Adam kayıran da mecburiyetten kayırıyor, başkalarının hakkına giren de yapacak başka bir şey olmadığı için böyle yapıyor.

İnanmadığı bir çok şeyi barındıran hutbeyi okuyan imam da mecburiyetten yapıyor bunu, evlenme arefesinde altın bilezik yerine sahte bilezik alan genç de bu yaptığını mecburiyetten yapıyor.

Girmediği derslerin ücretini alan öğretmende, olmamış bir işin bitimine imza atan mühendis de mecburiyetten yapıyor bu yaptığını.

İnanmadığı, daha doğrusu öyle olmadığını bildiği şeyleri yazan yazar da, öyle olmadığını bildiği halde yalan haber yapan gazeteci de yaptıklarını mecburiyetten yapıyor.

Bal arılarına şeker veren adam da mecburiyetten yapıyor bu yaptığını.

Hastasına yapmadığı tedavileri yapılmış gibi gösteren doktor da mecburiyetten yapıyor bu yaptığını.

Hasta olmadığı halde rapor alan öğretmende mecburiyetten yapıyor bu yaptığını.

Yani neredeyse her şeyi mecburiyetten yapıyoruz gibi bir şey.

Belki bu örnekleri okuduğunuzda, ‘E kardeşim onu yapmasan, bunu yapmasan olmaz.’ diyenler olacaktır, olabilirler. Lakin gözlerin dehşetle döneceği günde, bu mecburiyetlerimiz bahane olmayacak diye düşünüyorum. Öyleyse gelin tövbe edelim bu yaptıklarımıza. Doğrulardan olmaya çalışırken üzerimizdeki kirlerden arınalım. Ahiret mutluluğunu önceleyelim. Bu dünya ve bu dünyanın güzellikleri için ahiretimizi tehlikeye atmayalım.

Mecburiyetler ülkesinde yaşayan bizler neden mutlu değiliz diyorsunuz? İnsanlar neden birbirlerine güvenmiyorlar? Ahlaksızlık neden diz boyu zannediyorsunuz? 

Cevabı ben söyleyeyim: 

Ama bu sefer gerçekten; 

Mecburiyetten!

YORUM YAZ
UYARI: Haberler ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Fikir - Yorum Kategorideki Diğer Haberler
Cennet Sevmeyi Bilenlerindir
Ölçülü ve İslami bir şuurla sevmeliyiz. Sevdiklerimiz bizden incinmemeli. Hem kendimize karşı hem de sevdiklerimize karşı adil olmalıyız.
Virüsten Heybemize Düşenler
Sitemiz yazarlarından Adnan Acar'ın gündeme ilişkin yazısını siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz.
Psikolog Veysi Yıldız Yazdı; Virüs Ve Kaygı
Tüm dünya gözle görülmeyen bir virüsle baş etmeye çalışıyor. Bu virüs kibirlenen, narsistleşen, doğaya hükmettiğini düşünen insanın acziyetini ortaya çıkarıyordu. İnsan gerçekten de aciz ve güçsüz.
Koronalı Günler
Şunu bilmeliyiz ki; çağımızın gerçekleri bunlar. Gözümüzü kapatıp açmakla gitmeyen gerçekler.
Orhan Topdemir'in Kaleminden; Veba
Albert Camus’un veba salgınını ele aldığı bu yapıtta elbette ders çıkaracağımız çok şey var. Şuan dünyada küresel bir salgın olan Corona(covid-19) virüsü bütün insanlık için bir tehdit oluşturmuş durumda
Hakikati Komplo Teorileriyle Örtemeyiz
Evet, Bilimin de Dünyanın da aciz kalışını bir türlü kabullenememek tam anlamıyla bir ilahlık yakıştırmasıdır.
''Yarıncılar Helak Oldu''
Tamam, tamam bu sefer yarın yapacağımdan belli aslında yapmayacağı. Niye mi? Yarın diyor da ondan. Bugün yapabilse yapmadığı şeyi, belki kurtaracak kendini. Ama bugününün farkında olmayan kendisi, yarın da çok bir şey yapamayacaktır.
Kıssalarda Hikmeti Aramak
Sitemiz yazarlarından Ergün Aslan'ın "Kıssalarda Hikmeti Aramak" Adlı yazısı şöyle:
Koronavirüs İle İmtihanımız
İnsan uzaya gitti, güçlü aşılar buldu, dünyayı defalarca yok edecek kimyasal silahlar buldu, tıp çok ilerledi ve artık birçok hastalığın tedavisi var ama müstağnileşen insan, küçük bir virüs karşısında aciz kaldığını görmek ibret verici.
Veysi Yıldız'ın Kaleminden; Din Yerinde, Biz Neredeyiz ?
Dünya hayatı geçici bir hayat. Kısa bir süre geçip gideceğiz. Allah bizle yada bize rağmen nurunu tamamlayacaktır. Bu dine bir şey katamayız ama bu dinden alacağımız bir çok güzellik var. Allah'ın boyasıyla boyanmaya bakalım. Bizi kurtuluşa götürecek güz
Mes’uliyet Atakan’da Değil
Süleyman Seyfi Öğün, son günlerde çokça kitap okumasıyla gündeme gelen bir çocuğun, ihmal ve kifayetsizlik sonucu sosyal medyanın eline düşmesinin sonuçlarını değerlendiriyor.
Bir Başka Açıdan Dünyevileşme
Dünyevileşebileceği tehlikesini unutan kimse, dünyevileşmeye aday olmuştur. Lakin bir tehlikenin farkında olan insanlar, o tehlikenin doğurabileceği zararlardan korunmanın yollarını ararlar. Ama eğer tehlikenin farkında değilse insan, o zaman olan olur.
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası