Notice: Undefined variable: CONFIG in /var/www/vhosts/pasurlife.com/httpdocs/iskelet.php on line 849
Suat YILDIZ - Mülakat Zulmüne Devam
  • Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Suat YILDIZ
Suat YILDIZTüm Yazlıları
30 Aralık 2021 / 12:22
Mülakat Zulmüne Devam

Birbirinin zıddı olan “adalet” ve “zulüm” kavramlarının insanlık tarihi ile eşdeğer bir serüveni var. Tarih boyunca adaletin uygulayıcısı olan da insanken; ne yazık ki zulmü uygulayan da yine insan olmuştur. 

İnsanoğlu, gerek insana gerek topluma gerekse de tabiatta bulunan canlı cansız her varlığa yönelik bir muamele biçimi olarak, iradesini ya adaletten ya da zulümden yana ortaya koymuştur. İnsanın bu tercihi doğal olarak yaşadıkları medeniyetin şekillenmesine varacak kadar bir etki yaratmıştır. Zulmü, katliamı, talanı esas aldıkları için bugün kimsenin istilacı Moğol imparatorluğu ile övündüğünü göremezsiniz. Aynı şekilde Moğol imparatorluğu bilimden, edebiyattan, sanattan yana insanlığın faydasına dair geriye kayda değer bir eser de bırakmamıştır. Nihayetinde adı “adalet” ile aynı cümlede kullanılmayı bile hak etmeyen bir pozisyon ile tarihteki yerini almıştır. Tamamen aksine 756 – 1031 yılları arasında varlığını sürdüren Endülüs Medeniyeti ise adaletten ödün vermeyen tutumu ile bugün bile anılmaya değer bir konuma sahiptir. 

Dolayısıyla “adil veya zalim” olmaya yönelik sergilediği tutum itibariyle, insanın ortaya koyduğu iradenin sadece kendisini değil, ilişki içinde bulunduğu her varlığa dair bir etkiye sahip olduğunu unutmamak lazım. Bu bağlamda sergileyeceğiniz bir tutum ile başkalarının hayatını karartmanız ve ömür boyu beddualarına maruz kalıp, iflah olmaz bir konuma geçmeniz de mümkünken; aynı şekilde hayır duaları ve güzel temennileri ile ihya olmanız da mümkün. 

Son günlerde öğretmen atamaları kapsamında yapılan mülakat sonuçlarının açıklanması ile karşılaştığımız tablo eminim ki kalbinde zerre kadar merhamet taşıyan herkesi derinden üzmüştür. Yıllarca emek verip, ter döküp okuyan ve nihayetinde KPSS sınavından da başarılı sonuç elde edip atanması gerekenlerin, uyduruk bir mülakat ile elenip tercih veremeyecek bir pozisyona itilmeleri bu insanları derinden üzmüş, çaresiz ve ümitsiz bırakmıştır. “Allah’tan ümidini ancak kâfirler keser” diyerek ümitvar olmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulayan rabbimizin, insanların ümidini kıranlara yönelik de öfkesinin denk bir seviyede olacağını kestirmek zor değil. 

Birçok branşta oldukça başarılı puan alan insanları mülakatta eleme hakkını sizlere kim veriyor?  Bu insanlar atanmaya mani olacak ne cürüm işlediler ki kolayca üzerlerini çizdiniz? Devletin belli kurumlarına yapılan alımlarda mülakat zorunluluğu yokken (örn: sağlık bakanlığı), başka bir kurumuna (örn: MEB) mülakat zorunluluğunun devam ettirilmesinin mantığı nedir? Hangi maslahat adına bu zulmü devam ettiriyorsunuz? Bu insanların ümidini, hayallerini yıkarken belki kimisini depresyona, kimisini intihara sürüklerken acaba yarın Allah’a hesap vereceğiniz gerçeğini hiç hesaba katıyor musunuz? “Mazlumun duası ile Allah arasında perde yoktur” diye bizleri uyaran peygamber efendimizin uyarısı sizler için bir anlam ifade etmiyor mu? Alacağınız bedduaların sizleri iflah olmaz bir pozisyona sürüklemeyeceğinden emin misiniz? 

Gerek sosyal medyadan gerekse de farklı birçok platformdan gösterilen onlarca tepkiye rağmen MEB: “Sözlü sınavlar objektif, adaletsiz uygulama söz konusu değil' diyerek adaletsiz uygulamadaki ısrarcı tutumunu bir kes daha göstermiştir.   "Reis denince aklına ne geliyor?" gibi mülakatta sorduğunuz tuhaf ve bir o kadar da ciddiyetten uzak soruların objektiflik ile ne tür bir ilişkisi var? Milli Eğitim Bakanlığına soruyoruz: Bu sorunun cevabı nedir? Temel reis midir? Piri reis midir? Sedat Reis midir? Erdoğan Mıdır? kimdir? Hangi cevap sizi memnun eder? Zira soru saçma olmasının yanı sıra görecelilik ifade eden bir soru. 

Biyoloji ve sınıf öğretmenliğinde bölüm bazlı sıralamada 1. Olan gençleri hangi soruları bilmediler de elediniz? Bu başarıyı mahkûm ederken vicdanınız sızlamadı mı? Daha ne yapmaları lazım? Bunlar gibi nice başarılı genç maalesef tamamen suiistimale açık, şeffaflıktan ve değerlendirme ölçütünden uzak uyduruk bir sözlü sınav ile elendiler. Allah yardımcıları olsun. Elbet bir şekilde hayatlarına devam edecekler. Ancak gördükleri bu muameleyi ne onlar ne de bu zulme tanıklık edenler unutmayacaklardır. Bugün adalet kavramı bir kez daha büyük bir yara almıştır. İnsanların güveni bir kez daha sarsılmıştır. Emek ve alın teri bir kez daha mahkûm edilmiştir. Umarız ki apaçık mülakat zulmü bir an önce son bulur ve geriye dönük mağduriyetler giderilir.

Kimsenin kimseye yardımcı/aracı olamayacağı o dehşet gününün azabından korkun ve bu mülakat zulmüne son verin.  

 

YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası