• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Suat YILDIZ
Suat YILDIZTüm Yazlıları
19 Haziran 2020 Cuma 13:00
Saygınlığımızı Koruma Hassasiyeti

Peygamber bir gün tavaf esnasında Kâbe’ye yönelerek şöyle buyurdu: "Ey Kabe! Sen ne güzelsin. Senin kokun ne güzeldir. Senin azametine ve kutsallığına hayranım. Fakat Allah'a yemin ederim ki, müminin saygınlığı, Allah katında senin saygınlığından daha fazladır."(İbn Mace, Fiten,2)

Önderimiz Muhammed (a.s)’dan bizlere ulaşan, Müminin saygınlığının önemine dair oldukça çarpıcı ve etkileyici bir söz. Oldukça kıymetli ve müminlerin dikkat kesilmesi, hatırda tutması gereken bir söz.  

Yaşadığı toplumu Kur’an’i değerler doğrultusunda değiştirip-dönüştürme, ıslah etme gibi hedefi olan biz Müslümanların belki de en çok dikkat etmesi gereken hususlardan biri de başta “kendi saygınlığını” korumak olduğu gibi “müminlerin saygınlığını” koruma konusundaki titizliğidir. Çünkü toplum nazarında saygınlığını yitirenlerin topluma vereceği bir şey yoktur.  Bu durumda hedeflenen toplumsal değişim ve dönüşümden hızla uzaklaşılmış olunur. 

Toplumsal İslami değişim ve dönüşüm ciddi bir olaydır, kolay değildir. Büyük bir samimiyet, fedakârlık, adanmışlık, tutarlılık ister. Topluma “değiştirici-dönüştürücü özelliği olan büyük bir söz (vahiy)" ile gidecek olanların, saygınlıklarını bitirecek, mesajın benimsenmesine engel olacak her türlü zaaflı tutumdan uzak durması şart. Çünkü sözün tesiri “anlatan” ve “anlatılan” ile yakından ilişkilidir. “Anlatan” kişide görülen zaaflar, günahlar ve saygınlığını bitiren her türlü tutum, sözün beklenen tesiri göstermesine manidir. Anlatılanın kitabın ortasından olması bile durumu değiştirmez. 

Bu anlamda bir İslam davetçisi vahyi davranış biçimine dönüştürme sorumluluğu ile karşı karşıya olduğunu unutmamalıdır. Mümin’in eminliğine, güvenilirliğine halel getirecek, saygınlığını bitirecek her türlü günah, yanlış davranış ve tutum, kendi ahretine sebep olacağı gibi, vahyin tebliğ ettiği insanlarda hayat bulmasına da engel oluşunun vebalini yüklenmiş olacaktır. Dikkat edin yüklenmekte oldukları ne kadar da kötü bir yüktür. (Nahl 25)

Kendi saygınlığının yanı sıra mümin kardeşlerinin de saygınlığını korumak, yine karşı karşıya olduğumuz başka bir sorumluluğumuz. Bu anlamda rabbimizin kardeşlerimizin hakkına girmeme konusunda dedi kodu, gıybet ve suizan gibi konulardaki uyarılarını hatırda tutmamız şart. Başkalarının saygınlığını korumaya dikkat etmeyenlerin herhangi bir saygınlığa sahip olmayacakları açık. 

Öte yandan müminler topluluğu şeklinde belki ifade edeceğimiz İslami yapılar/hareketler hakkında konuşurken veya değerlendirmeler yaparken, saygınlıklarına riayet etme hususundaki ince çizgiye dikkat etmemiz şart. Aksi takdirde müminler topluluğunun her bir ferdinden ayrı ayrı helallik almadıkça bu hususta paklanmak mümkün değildir. Hele hele sosyal medya gibi ölçüsüzlüğün kol gezdiği, bilginin hızla on binlere yayılıp ulaştığı ortamlarda müminlerin hakkına hukukuna girmeme konusunda ileri derecede hassas olmak gerekir. Elbette ki mümin olsun olmasın hiçbir insanın hakkına hukukuna girmemek önemlidir. Ancak burada dikkatinizi çekmek istediğim husus müminin Allah katında büyük bir değere sahip olduğu gerçeğidir. Allah’ın “değerlisine” pervasız saldırının, saygınlığını bitirici muamele biçiminin bünyesinde Allah’ın öfkesini barındıracağını unutmamak lazım. Müslüman bir insanın öldürülmesinden, (insansız) bir dünyanın yok olması Allah katında daha ehvendir. (Tirmizi, Diyat 5,İbni Mace,Diyat,1)

İslam’a ve İslami mücadelemize olan saygımızın, kendi saygınlığımızı ve başkalarının saygınlığını koruma konusundaki titizliğimizle yakından ilişkili olduğundan emin olabiliriz. Unutmayalım ki saygınlık sebep değil sonuçtur. Yaptıklarının karşılığını aldığın bir olgudur. Zengin olmakla, makam mevki sahibi olmakla elde edilen bir şey değildir. Mal, makam ve unvan sahibi olduğu için kişinin çevresinden aldığı saygı yanıltıcı olabilir. Esas saygınlık erdemli olmakla, dürüstlükle, güvenirlilikle, güzel ahlakla, ihlas ile, kibarlıkla yakından ilişkilidir. 

Allah bizleri vahyin rahmet ve bereketinden faydalanan, Kuran ahlakıyla ahlaklanıp, izzet ve şerefin yalnızca Allah’a, resulüne ve müminlere ait olduğunu söz ve davranışlarıyla sergileyebilenlerden eylesin. 

 

YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
Veysi yildiz
1 ay önce yazıldı.
Güzel ve yararlı bir hatırlatma. Allah razı olsun
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası