• Mobil Sayfamız
  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Sayfamız
  • Google Plus Sayfamız
  • RSS Servisimiz
  • Android Uygulamamız
  • iOS Uygulamamız
Suat YILDIZ
Suat YILDIZTüm Yazlıları
17 Eylül 2020 Perşembe 14:00
Zillet İnsanın Kanına İşlemeyiversin

"....Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resûlü'nün ve mü'minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar. " (Münafikun 63) 

İsrail ile Arap ülkelerinin normalleşmeye gittiği yönündeki haberler epeydir gündemde. Ve nihayet İsrail İle BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) ve Bahreyn arasında normalleşme antlaşması emperyalist ABD’nin ev sahipliğinde imzalandı. 3 ülke "Abraham Accords (İbrahim Anlaşması)" adı verilen metne ortak imza attılar. 1979’da Mısır’ın, 1994’te de Ürdün’ün ardından İsrail ile normalleşme anlaşmasına varan üçüncü Arap ülkesi BAE, dördüncü Arap ülkesi ise Bahreyn oldu.

Anlaşma metni sağlıktan turizme, ticaretten güvenliğe varana kadar çok yönlü bir normalleşmeyi ifade ediyor; ancak sonucu itibariyle normalleşme antlaşması tamamen İsrail’in güvenliğini esas almakta. Çete faaliyetleriyle ve zorbalıkla kurulan işgal devleti İsrail, her ne kadar birçok sömürgeci batı devletinin desteğini her daim arkasında görse de, onlarca Arap ülkesinin tam ortasında yer alıyor olması “güvenlik” ihtiyacını her daim ön planda tutmasına sebep olmuştur. Antlaşma akabinde açıklama yapan Trump; birçok Arap ülkesinin daha İsrail ile normalleşme adımı atacağını ifade etti ancak isimlerini zikretmedi. Görülen o ki İşgalci İsrail, “güvenli” İsrail’i inşa etmeye doğru hızlı adımlar atıyor.

İsrail güvenlik kaygısını İşbirlikçi Arap liderleri ile birlikte tamamen giderir veya gidermez; bunu ileride göreceğiz. İsrail büyük bir zafer de ilan edebilir.  Allah günleri insanlar arasında çevirir durur. Galibiyet de mağlubiyet de ebedi değildir. Bugünün galibi yarının mağlubu olabilir. Dünyaya daldığımız, ahireti unuttuğumuz için birtakım şeyleri kaybedebiliriz, topraklarımız işgal edilebilir, öldürülebiliriz. Ardımızdan gelecek sağlam bir nesil ahireti esas alan izzetli bir duruş sergileyip her şeyi tersine de çevirebilir. Tarih bu tür örneklerle doludur. Hz Ömer döneminde fethettiğimiz Mescidi Aksa, daha sonra haçlılar tarafından ele geçirilmiş, hemen akabinde Selahaddin Eyyubi tarafından tekrar özgürleştirilmişti. Ve bugün yine işgal edilmiş durumda. Burada aslolan şey mağlub da olsak galip de gelsek dinin izzetinin söz ve davranışlarımıza, duruşumuza yansımasıdır. İzzetli ve şerefli bir duruş sergiledikten sonra inanın kaybetmek bile sorun değildir. İtalyan faşizmine karşı verdiği mücadele ile bilinen Ömer Muhtar’ın idam öncesi mahkemede sergilediği duruş bütünüyle izzet ve şeref kokmakta.

Evet, bugün Kudüs işgal altında. İsrail çete faaliyetlerini ümmet coğrafyasında pervasızca sürdürmeye devam ediyor. Ancak canımızı sıkan esas tablo tamamen izzetini ve şerefini kaybetmiş, karaktersiz yöneticilerin İsrail’in güvenliğini en az İsrail kadar düşünüp anlaşmaya varmalarıdır. Trump ve Netenyahu ile birlikte asrın ihanet antlaşmasına imza atan sözde Müslüman yöneticiler, büyük bir siyasetçi ve devlet adamı havasıyla her ne kadar kameralara poz vermeye çalışsalar da, tam anlamıyla birer köle oldukları her hallerinden anlaşılıyor.

Hatırlayalım, Afganistan’da Taliban’ın ülkeyi yönettiği dönemde Çin devleti, Usame Bin Ladin’i kendilerine teslim etmeleri halinde Afganistan’ın bütün altyapı sorununu çözeceğini vaad etmesine rağmen, Taliban lideri Molla Ömer asla böyle bir şey düşünemeyeceklerini belirtmiş ve bir Müslümanı bütün ülkenin altyapı sorununun çözümüne tercih etmişti. Hemen akabinde ABD’nin Usame bin ladin’in Afganistan yönetimi tarafından teslim edilmemesini bahane ederek ülkeye savaş açacağını duyurması üzerine Taliban Lideri Molla Ömer’in yanına telaşla gelip, Usame Bin Ladini teslim etmeleri gerektiğini, aksi taktirde ABD’ye karşı mağlubiyetin kaçınılmaz olduğunu söyleyenlere molla Ömer o tarihi cevabı vermişti : “bizler mağlup olabiliriz, mümkündür; ancak sizler galibiyet nedir asla bilemeyeceksiniz” .  İzzet ve şeref dolu bu sözlerden sonra nitekim ABD’ye karşı mücadelesini başlatmıştı. Başlattığı mücadele 20 yıla yakındır devam etmekte. Taliban liderinin o vakit sergilediği izzetli duruş ile İsrail’in güvenliğini esas alan bugünkü köle ruhlu Arap yöneticilerinin farkını varın siz düşünün.

BAE ve Bahreyn’in yöneticileri bugün her ne kadar yönettikleri ülkenin en tepesinde alsalar da yarının cehennem çukurlarının en dibinde kendilerine yer ayırttıklarından şüpheleri olmasın. Tabi burada Arap ülkelerinin liderleri ve Müslüman halkları arasında bir ayırıma gitmenin, daha doğrusu bir ayırım yapmanın önemli olduğu kanaatindeyim. İzzet ve şeref yoksunu bu Arap yöneticiler bir taraftan tamamen sömürgeci batının çıkarlarını koruyup ve ülke kaynaklarını peşkeş çekerken, öte yandan ordu ile güçlendirdikleri yönetimlerini tehdit eden en ufak bir örgütlü İslami yapıyı veya şahsı hedef almaktan, düşman ilan etmekten ve zindanlarda çürütmekten de geri durmamaktadırlar. Arap halklarının da liderlerinden bir o kadar muzdarip olduğunu ve zulümlerine maruz kaldıklarını hatırda tutmak lazım. Dolayısıyla bu ihanet antlaşmasına Arap liderlerinin halklarıyla beraber destek verdiği sonucunu çıkarmamak lazım. Bu ihanet atlaşması hamd olsun ki yüz binlerce Müslüman tarafından tepki ile karşılanmakta. Sadece BAE’de normalleşme karşıtı 200 bini aşkın kişi Filistin Bildirisi'ni imzaladı.

Tamamen batının çıkarlarını korumaya endeksli Arap yöneticiler, bizzat izzet ve şeref sahibi Müslüman Araplar tarafından bir gün elbet indirilecek ve gerekli cezaya çarptırılacaklardır. Güvenliğini sağladıkları İsrail’i çelik zırhla da sarıp sarmalasar, Allah’ın izniyle çelik zırhı başlarına geçirecek ve İsrail’i ümmet coğrafyasından def edecek günlerin uzak olmadığı umudu ve heyecanını her daim diri tutacağız.

Yolumuz, zilletin kanlarına işlediği dünyayı ahirete tercih etmiş köle ruhlu yöneticilerin değil, sonu idam sehpaları da olsa hakkı üstün tutan Ömer Muhtarların, Seyid Kutupların yoludur. Bir müslümanı teslim etmektense, ABD'yi karşısına alan Molla Ömerlerin yoludur. 

YORUM YAZ
UYARI: Konu ile ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik eden yorumlar onaylanmamaktadır.
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Röportaj - Söyleşi
  • Fikir - Yorum
  • Yerel
Cömertlik Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis Bir Ayet Bir Hadis
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
ÇOK OKUNANLAR
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak
    Güneş
    Öğle
    İkindi
    Akşam
    Yatsı
    © Copyrigth 2018 pasurlife.com tüm hakları saklıdır.
    Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır ve linklerin sorumluluğu alınmaz. Yazılım ve Teknik Destek : AmdYazılım
    • Rss Servisi
    • Google+ Sayfası
    • Twitter Sayfası
    • Facebook Sayfası